Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hiç Bunları Kendine Dert Etmeye Değer mi

(Kitabın ilk baskısının 1997yılında yapıldığını unutmadan okuyalım.)

“Bir kadın dolduruşa gelip boktan bir paye uğruna adam temizlemez. Kiralık katil olmaz. Sapık katil olmaz. (İstisnai durumlardan bahsetmiyorum.) Diyelim transvestitleri kafaya takıp otuz-kırk tane transvestit, yok at kuyruğu olan sarı saçlı genç adam, temizlemez. Kadınlar öldürürse tragedya kahramanları gibi öldürür. hiçbir kadın, kız kardeşini tarlada gizlice çocuk doğurdu, ‘namusumuzu’ iki paralık etti diye köy meydanında kurşunlamaz. zira hiçbir kadın, ‘aslan kızım sayende aile şerefimiz kurtuldu,’ safsatalarıyla robotlaştırılacak kadar zayıf ve zavallı ve salak olamaz. Kadının yüreğiyle beyni arasındaki köprü taş gibi sağlamdır. Topa tutsan yıkılmaz.”
*
“Ben beni kıran, aşk bitince ağzımda pas tadı bırakan erkeklerin fotoğraflarını yakmak, ya da bir ayakkabı kutusuna tıkıp dolap altlarına sürmekten yana olanlardanım. Altmışıma doğru çıkarıp bir yandan cevizli kek yer bir yandan: ’Bu dürzü beni amma üzmüştü,’ diye gü…

Johnny

Jack London'ın yıllar önce içime işlemiş‘Dönek’adlı bir hikâyesi vardır.
Yaşamını feda etmiş, okulu bırakmak zorunda kalmış, kardeşlerini okutmak, eve yardım etmek için fabrikalarda çalışan bir çocuğun, Johnny'nin acıklı öyküsü.
Küçücük yaşında, bir makineye dönen Johnny hep bir travmaya dönüşen yorgunluğuyla cebelleşir. Ama evdeki herkes memnundur bu durumdan, kimse onun yorgunluğuyla ilgilenmez bile.
Zaman zaman onun hastalığını gözler, iyileştiğinde de yeniden çalışmaya başlamasını beklerler.
Ama bir gün Johnny rahat bir hayırsever cömertliğiyle her şeyi bıraktığını, uzaklara gideceğini söyler.
Ve gider...”

Mehmet Güreli


hamiş: Yıllar sonra da olsa okudum Dönek’i… İyiydi elbette, heyhat, üstat Mehmet Güreli’nin “rahat bir hayırsever cömertliğiyle her şeyi bırakmak” diyerek bir vazgeçişe, yenilgiye yüklediği şiirselliği bulamadım. (Yahut vardı da beklentimin büyüklüğü o küçük eşikten geçmeme olanak tanımadı.) ‘Yıllar öncesinden içine işlemiş’ kırgınlığa, yıllar içinde epik bir boyut …

Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nden 21 Alıntı

1. “Bunlar o cins şeylerdi ki, ne hakikatini, ne de gülünç taraflarını bugünün insanı anlayamaz.” (s. 51)

2. “... Üstelik sakardım. Elimle gözüm beraber çalışmaktan uzaktı. Her ikisi birbirinden ayrı yaşıyorlardı. Yaradılıştan amatördüm. İş olarak üstüme aldığım her şeyden çabucak sıkılıyordum. İçimde birdenbire bir yol açılıyor ve ben elimdeki işten sessizce ona kayıyordum.” (s.58)

3. “Psikanaliz çıktığından beri hemen herkes az çok hastadır.” (s.105)

4. “Hepimiz kendi masallarımızın kurbanıyız.” (s.108)

5. “İnsan neyi anlatabilir? İnsan insana, insanlara hangi derdini anlatabilir? Yıldızlar birbiriyle konuşabilir, insan insanla konuşamaz.” (s.109)

6. “İyilikler de kötülükler gibidir. Beraber gelirler.” (s.119)

7.
“Her devrin ve yaşayışın kendisine göre bir insan tasarrufu vardır ki, bütün bir zihniyeti ve inkârı güç realiteleri ifade eder. Şoför kelimesi bunların şüphesiz en medenisi, en latifi, en iyisi ve en cemiyetlisidir. İki dudağın arasında bir öpüş taklidine benzeyen ve ilk hecede havaya bıra…