Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ağustos, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Gennadi Aygi'nin Düşü

“Ne kadar az şey gerekiyordu. Eller – birazcık daha fazlası yalnızca.”
Gennadi[y] Aygi (1934-2006), yalnızca Rus şiiri değil, 20. Yüzyıl şiirinin önemli şairlerinden biri olarak kabul görüyor. Bugünkü Rusya Federasyonu’na bağlı Türkî cumhuriyetlerden biri olan Çuvaşistan/Çuvaşya Cumhuriyeti’nin bir mensubu, idi.
Şiir yazmaya başladığı dönemde aralarındaki yaş farkına rağmen dostluğunun olduğu Boris Pasternak’ın da telkinleriyle şiirlerini Çuvaşça yazmaktan vazgeçip Rusça yazmaya başlıyor. (Umberto Eco’nun J-C Carriére ile yaptığı nefis söyleşide eser verilen dilin ‘evrensel’ oluşunun ‘ünlü’/’büyük’ olabilmenin önkoşulu olduğunu belirtirken verdiği örneklemeyle “ünlü bir Bulgar şairi olamayacağı” gibi, Rusça yazmasaydı Aygi için de kuvvetle muhtemel, “ünlü Çuvaşyalı şair” -bile- denmeyecekti… Bu anlamda Pasternak hayat kurtarmış.) Hatta daha önce Çuvaşça yazdığı-yayımladığı kimi şiirlerini bizzat Rusçaya çeviriyor.
Türkiyeli şiir okuru Gennadi Aygi ismiyle -sahhaf esnafının kitaplarını …

Gitmek / Ölmek

Çocukluğumda, komşumuzun Almanya’da yaşayan çocuklarından birinin –kumarhanede yaşanmış bir arbede sonucunda– bir cinayete kurban gitmesi ve cenazesinin günler sonra memlekete getirilip mahallemizin yamacında konumlanmış şehir mezarlığına defnedilişini unutamam.
Bu daha o çocuk yaşımda zihnimi kurcalayan bir tuhaflık olarak içime işlemiş olacak, yıllar sonra okuduğum Kavafis’in, “Yaşamı bir kentte ıskalamışsan, başka kentlerde de ıskalarsın” diyen sesine neredeyse kayıtsız kalmıştım. Bu hikmet bana verilmiştisanki…
‘Gitmek’, mağlûbiyetin ta kendisiydi. Anlayamadığım, ölü olarak da olsa dönüp dolaşıp aynı yere gelmemiz, hayatın bu kesin kuralının yaşadığım coğrafyada tartışmasız üstünlüğüydü: ailesi tarafından bile yıllar önce evlatlıktan reddedilmiş, seçtiği hayat ile akrabalarınca dışlanmış bir çocuk, mağlûbiyetini ölümüyle taçlandırıyordu.
Jean-Luc Nancy’nin dediği gibi, “Ölüyoruz ve eski bir özdeyiş der ki: ‘gitmek, biraz ölmektir; ölmekse tamamen gitmektir.’  ‘Gitmek, biraz ölmektir’…