Ana içeriğe atla

Hastası Olduğum Şarkı Sözleri –Şiirden Farksız



No: 1

Mevsimsiz Çiçekler

Yüzündeki çizgiler yılların izleri mi
Yoksa geçmiş aşkların sitemli sözleri mi
Yanaklarına dolan ışıksız gölgeler mi
İçlerinden süzülen gözyaşından seller mi

Alnındaki satırlar bir gün yazmak için mi
Yoksa boş bırakılan bir akıl defteri mi
Saçlarındaki kırlar yaşlandığın için mi
Yoksa birden boy veren mevsimsiz çiçekler mi

Söz: Nezih Topuzlu / Müzik: Yusuf Bütünley 


*

No: 2

Nasıl Anlatsam

Bunları nasıl anlatsam
Şöyle sevmeyi 
İnsan gibi sevmeyi
Nasıl anlatsam
Düşen bir yaprağın sesini
Tıp diye içinde duymayı

Sabahın ilk çiğ tanesini
Bir bakışta görmeyi
Nasıl anlatsam
Bardağı tutan ellerini
İçimden geçenleri
Okuyan gözlerini

Ve onların derinlerden
Doğan günleri nasıl
Nasıl anlatsam
Bir köşede oturup dinlenir gibi
Acelesiz ve rahat sevmeyi
Nasıl anlatsam

Söz: Gülhan Uçkan / Müzik: Hümeyra



*

No: 3

Kurşuni Renkler

Bir sabah saçlarımı okşayıp da rüzgar
İzlerini sürüp de gidecek beyaz beyaz
Ve güneş aynaya baktığımda çizgilerden
Yeni bir yüz gösterecek üzülerek biraz

Yok olmaz erken daha
Biraz geç kalın ne olur
Hiç hazır değilim henüz
Ne olur baharlarımı bırakın bir süre daha
Tanıdık değil bana güz

Yok olamaz dur
Dur gidemezsin
Gözlerimin rengi dur
Bulutlara dönemezsin
Yok alamazsın
Beni deli zaman
Ömrüme o kurşuni renkleri süremezsin

O gün başka renkte ağaracak biliyorum
Ve zorla değil ya o rengi hiç sevmiyorum
Ne olur sanki biraz daha zaman verseniz
Yıllar öfkenizi hiç mi hiç anlamıyorum

Söz : Sezen AKSU / Müzik : Onno TUNÇ


*

No: 4

Beyaz Ev

Bir balıkçı köyünde
Seninle bir yaz
O evde kalmıştık
Duvarları bembeyaz

O evde geçse bir ömür az
Tüter gözümde aklımdan çıkmaz
Orada tatmıştık mutluluğu
Kaldı uzakta o en derin haz

O ev beni çağırır
Gel gör gidemem sensiz

Tavandan sarkan balıkçı ağları
Yemeğimizi paylaşan o küçük kedi
Gözümün önünde daha dün gibi

O evde geçse bir ömür az
Tüter gözümde aklımdan çıkmaz
Orada tatmıştık mutluluğu
Kaldı uzakta o en derin haz

Sen güneşin doğuşunu ilk kez o evde gördün
Senin yüzünü bir ben güldürdüm
Şimdi ise o ev çok uzak
Çok uzak o yaz

O evde geçse bir ömür az
Tüter gözümde aklımdan çıkmaz
Orada tatmıştık mutluluğu
Kaldı uzakta o en derin haz

O ev beni çağırır
Gel gör gidemem sensiz

Hatırladın mı
O balıkçı köyünde seninle bir yaz
Küçücük bir evde kalmıştık
Duvarları bembeyaz

Söz: Sevgi Sanlı / Müzik: ?


*

(Devam Edecek)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ey tüm güneşlerin sonsuz uçurumu: Gottfried Benn’in Şiir Dünyası

Şiir Yaşamı Düzeltmeli midir?”başlıklı bir yazısında şöyle derGottfried Ben:“Şiir yazan kişi -düşmanca değil ama- tüm dünyayla karşı karşıyadır. Dünya ona ilişmez, o da dünyaya. Düzeltmek istemez o, ama kendini de düzelttirmez. ... Yani: şiir düzeltmez, ama çok daha önemli bir iş yapar: değiştirir. Şiirin doğasının kocaman bir çekirdeği, ipince bir kenarı vardır; fazla yere değmez, ama değdiği yeri yakar. Şiirin açısından bakıldığında her şey tersyüz olur, tüm kategoriler ve kavramlar karakterlerini değiştirirler.”
Hermann Hesse’nin yıllar önce okuduğum ve bütün gücüyle içime işlemiş bir sözü vardır:“Şair olundu mu birkez, bir daha geri dönülemez!”Hakikat de böyledir! Hakikate de birkez olsun sırtını dönmüş bir insan, -girdiği yoldan- bir daha ‘geri’ dönemez. Şüphesiz bu, oilkduraktan çok uzakta bir menzildir…

“Yumuşak körfez. Karanlık düşleri ormanların./ Yıldızlar kartopuçiçeği kadar ve ağır./ Panterler sıçrar sessiz sedasız arasından ağaçların./ Herşey kıyı. Deniz dur duraksız bağır…

Thomas Hardy’nin Adsız Sansız Bir Jude’u ve Bizi Kahreden Sevgiler

"Elbiselerinden sıyrıldı...  Hayalinde giydirdiğin çıplak benden."
Thomas Hardy












[Thomas Hardy’yi de Jude the Obscure/ Adsız Sansız Bir Jude romanını da, övmek isterim.]

Olay örgüsü ve karakterlerin durumu açısından bazı karşılaştırmalar yaparak 'ele almayı' düşündüğüm kitap, ülkemizde pek okunmamış bir eser ne yazık ki.(Hani Nevzat Erkmen’in ''Ulysses'' için kaleme aldığı önsözde sarfettiği''işte herkesin bildiği ama hiç kimsenin okumadığı'' türden bir eser bu da. İkisi arasında bir 'kıyas' yapmıyorum. Sadece okunma[ma] yönündeki benzerliklerinden dolayı bunu söyleme ihtiyacı hissettim.)İletişim Yayınları’nın ''Dünya Klasikleri'' dizisinin dördüncü kitabı olarak -benim için çok özel bir çevirmen olan-Taciser Ulaş Belge çevirisiyle yayımlanmış bir kitap bu. İlk baskısı 1991 yılında yapılan eserin ikinci baskısı tam 17 yıl sonra, 2008 yılında yapılmış -1000 adet.Bu yazıyı okuduğunuz zaman herhangi bir değişiklik olmam…

Ergin Altay ile Rusçadan Türkçeye Çeviriler Üzerine Bir Röportaj / M. Milât Özçelik

Ergin Altay
1937'de Edirne'de doğdu. Babasının devlet memuru olması nedeniyle çocukluğu Anadolu'nun çeşitli kentlerinde geçti. 1953''te Kuleli Askeri Lisesi'ne girdi. Orada kendi isteğiyle yabancı dil olarak Rusça'yı seçti. 1956'da DTCF Rusça bölümünden mezun oldu. Askeri Lise'de Rusça öğretmenliği yanında Rusça'dan Türkçe'ye çeviri ile ilgilenmeye başladı. İlk çevirisi Yusuf  Ziya Ortaç'ın"Akbaba"dergisinde yayınlanan Zoşçenko'dan bir öyküdür. Daha sonraları özellikle Dostoyevski ve Tolstoy başta olmak üzere çeviriler yaptı. Puşkin, Gogol, Çehov, Gonçarov, Lermontov, Gorki, Bulgakov, Turgenyev çevirdiği diğer yazarlardandır. Mesleğini günümüzde de sürdürmektedir.

 *
Rusçadan Türkçeye çok sayıda kitap çevirdiniz. Neredeyse tüm klasik Rus edebiyatını sizin çevirilerinizden okumak mümkün. Rusça’dan Türkçe'ye yaptığınız çeviriler için neler söylemek istersiniz? Mütemadiyen karşı karşıya kaldığınız sorunlar var mı?
Rusçadan Tü…