Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Şubat, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Üç Tarz-ı Tasarım

No:1
John' Cage" sergi afişi, Bülent Erkmen, 2012.
Rapor: 20. Yüzyıl deneysel/kuramsal müziğinin en önemli ismi John Cage adına Amerika’da açılacak bir sergi için Bülent Erkmen’den bir afiş hazırlanması istenmiş. Erkmen, tasarım süreci içerisinde Cage’in kült eseri 4’33’’ (4 dakika 33 saniye, 1952) üzerinden bir afiş hazırlamaktan yana koymuş tavrını. İşbu eser 4 dakika 33 saniye boyunca süren ‘notasız bir müzik’ eseridir. Müzisyen piyanonun başına geçer, nota defterini açar ve kronometrenin düğmesine basmasıyla eserin icrası başlar. İlk bakışta 4 dakika 33 saniye boyunca hiçbir sesin olmadığı intibaına kapılırız. Oysa bir müzik/ses vardır ama bu ses, alıştığımız üzere müzik aletinden değil ‘çevre’den gelir. Cage, 4’33’’ eserinde ‘dış sesin’ bestesini yapmıştır: öksürenler, boğazını temizleyenler, sırıtıp gülenler… Bülent Erkmen’in afiş tasarımındaki büyük boşluk işte bu eserden hareketle ortaya konmuş bir yorumdur. Buruşukluk ise dışarının sesine bir göndermedir. Bunun için mat…

Niels Hav'dan Borges'in Körlüğü Üzerine Bir Şiir

Niels Hav 1949 yılında Danimarka’nın Jutland yarımadasında doğdu. Şiir ve öyküleriyle ülkesinin en önemli edebiyatçılarından biri olan Hav’ın kitapları birçok dile çevrildi. Uluslararası İstanbul Şiir Festivali kapsamında ülkemize de gelmiştir. Aşağıda okuyacağınız şiir, Türkçedeki tek kitabı “Kopenhag Kadınları” içinde yer alıyor. (Yasakmeyve Yay., 2013, sy. 56.)
Bundan önce de birçok Türkçe yayında görünen Hav’ın ilk şiiri 2000 yılında ‘deprem dayanışması’ adına dünya yazınından birçok yazarı buluşturan “Yer Sarsıldığında” (Yapı Kredi Yay.) isimli antolojide yayımlanmış. Türkiye’ye sık sık uğrayan Niels Hav, şiirlerini çeviren şairlerle arkadaş olmuş ama kendisini en çok 2009 yılında vefat eden Kemal Özer’e yakın hissettiğini söylüyor: “O benim sanki Türk babamdı. Onu çok özlüyorum.” (KK, sy. 81)
Kitabın sonunda Mustafa Burak Sezer’in şairle yaptığı güzel bir söyleşi yer alıyor. (İlgilisi şuradan okuyabilir.) Şöyle diyor Niels Hav: “İyi bir şiir, otobandaki ölü bir porsuktan ya da bir …