Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Gottfried Benn: Berlin üzerindeki kara dumanlar

“Fakir kuş hiç unutmaz, kitapların yakıldığı yıldı”  (Ece Ayhan)   Hermann Hesse’nin yıllar önce okuduğum ve bütün gücüyle içime işlemiş bir sözü vardır: “Şair olundu mu bir kez, bir daha geri dönülemez!” Hakikat de böyledir: toplum ve tarih nezdinde ‘hakikat’e bir kez olsun sırtını dönmüş bir insan, –girdiği yoldan– bir daha geri dönemez. Vardığı yer, ne yaparsa yapsın, o ilk duraktan çok uzakta bir menzildir artık. Alman şair, deneme yazarı ve doktor Gottfried Benn’in (1886-1956) Türkçede yayımlanan ilk kitabı olan  Et , Oğuz Tarihmen çevirisi ile İmge Kitabevi Yayınları’nın Erdal Alova editörlüğündeki  Başyapıtlar  dizisinden 1997 yılında çıkmıştı: Almancadaki ilk basımından tam 80 yıl sonra. Gördüğüm kadarıyla dünya şiiri içinde müstakil bir yerde duran bu çarpıcı kitabın ilk baskısı geçen 24 yıla rağmen halen satışta! Bir şiir okuru olarak çevirmen Oğuz Tarihmen’e ne kadar teşekkür etsem az! Böylesi muazzam bir kitabı, eşine az rastlanır bir duya...

İthaka’ya Dönüş: Enoch Arden

Homeros’un (M.Ö. 9. Yüzyıl) manzum destanı İlyada 10 yıl süren Truva Savaşı’nı, Odysseia ise Odysseus'un İthaca'ya, evine dönünceye kadar geçen 10 yıl boyunca başından geçenleri anlatır.   Odysseus, evine dönmek için yola çıkar ama yolculuk umduğu gibi olmaz. Yirmi yıllık bir ayrılıktan sonra karısı Penelope, oğlu Telemakhos ve Odysseus’un öldüğünü iddia eden şehrin yöneticileri ülkeyi yönetmeye başlamışlardır. Yeniden tahtına ve evine kavuşmak isteyen Odysseus, oğlu ve İthaka’nın hükümdarı olmak isteyen bir grup soylu ile mücadele etmek zorunda kalacaktır. ∭ Victoria Çağı/Dönemi, İngiltere Kraliçesi Victoria’nın 1837-1901 arasındaki uzun hükümdarlığında İngiltere’de yaşanan muazzam kültürel gelişmeleri ifade etmekte kullanılıyor. Bu dönemin şiirle ilgili en önemli temsilcisi olarak kabul edilen Alfred Tennyson’ın (1809 - 1892) Enoch Arden (1864) isimli manzum hikâyesi Kasım 2018’de Tamer Gülbek çevirisi ve VakıfBank Kültür Yayınları (VKY) etiketiyle Türkçedeki yerini almışt...

Dada Çerkeş'te

  Yalnızca bizde yazılanlara mâlediliyor olsa da anı kitaplarının doğasında olduğunu düşündüğüm bir yaklaşım var: çoğunlukla, ya bir şeyleri örtmek/yok saymak ya birilerinden intikam almak ya da hakikati ortaya çıkarmak gibi büyük ve belki de anlamsız iddialarla yazılıyorlar. Anı kitapları ile günceler hangi noktada, ne oranda birbirlerinden ayrılır ve ne oranda ayrışabilirler bu ayrı bir tartışmanın konusu. Böyle de olsa, anı kitapları ve günceleri şiire en yakın tür olarak görüyorum. (Baudelaire’in güncesine düştüğü alt başlığın  “Apaçık Yüreğim”  olması boşuna değil.) Bu şiirin en saf biçimini, ‘sıradan’ ya da ‘kendi halinde’ diyebileceğimiz, yazdıklarına büyük anlamlar yüklemeden, biraz da Henri Frédéric Amiel gibi kendiyle konuşmak, kendini tanıma ve anlama ihtiyacı ile yazılanlarda bulmak daha olası diye düşünüyorum. Öte yandan yetkin bir anı kitabının ‘özden’ güncelere ihtiyaç duyduğu da çok açık. Svetlana Aleksiyeviç ya da Patti Smith’in kitapları bunun güzel örne...