Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Utz ya da Altın Peşinde Bir Çömlekçi

  "Çadırlarını Bohemya'daki Cheb'den on mil kadar uzaktaki Zatec kasabası yakınlarına üç millik bir hat boyunca kurmu ş olan geni ş Edom g üç lerinin tam ortas ı nda, korku dolu çı ğ l ı klar duyulmu ş tu gece yar ı s ı aniden. Ve hepsi de k ı l ıç tan kurtulmak i ç in ka ç t ı lar, onlar ı ö nlerine kat ı p s ü ren sadece d ü ş en yapraklard ı ve pe ş lerinden giden tek bir insan olmam ı ş t ı ..."     Tuna Bahar için   19 Temmuz 2023'te kaybettiğimiz Roni Margulies'in ölüm haberini aldığımda, kalbime yakın duran buzdağlarından birinin daha sulara/kanıma karıştığını hissettim ve aynı gün bir 'yas yazısı' karaladım K24 için. Birkaç gün içinde hatta aynı gün yayımlanır diye düşünüyordum ama bir haftadan fazla bekledi yazı. Roni gibi özgün, hayat dolu ve rafine bir entelektüeli tanıyıp ya da okuyup sevmemek mümkün müydü? Tanıyan kadar seveni de çoktu elbette. Yakın arkadaşı ve K24'ün editörü Mustafa Arslantunalı dahil kimse bu kadar çok [el]veda...

Elleri üstünde yürümeyi arzulayanların ıstırabı

Yüksel Arslan, Arture 564,  Georg Büchner ve J.M. Reinhold Lenz , 2002. İçimi Tanrı sevgisi ve inancıyla doldurmalıyım ki geçmişte yok olmuşla gelecekte kaybolan hiç değilse içimin acısıyla birleşsinler. Kayıp ne olursa olsun. Çünkü gözlerim gerçeği gizlerken kafam gerçeğin mahkemesinde yargılanıyor. —Sami Baydar,  Kâğıt Kayık Bundan dört yıl kadar önce bayram ziyareti için gittiğim memleketimin, o her taşra kentinde bir örneğini bulabileceğiniz ‘mecburiyet caddesi’nde bir arkadaşımla yürüyüp şehirde değişen ve değişmeyen şeyler hakkında konuşuyorduk ki, tanıdık bir ses beni adımla çağırdı. Geçen onca yıla rağmen değişmeyen tumturaklı sesi ve konuştukça büyüyen gözleriyle liseden arkadaşım E.’ydi bu. Yaşça büyük bir kadınla kol kolaydılar. Yanımdaki arkadaşım bir adım geride, iki eski dostun birbirini sormasını izlerken, E.’nin yanında, koluna girmiş kadının aslında annesi olduğunun belli belirsiz ayırdına vardım. Neşeyle bir oğlunun yüzüne bir benim yüzüme çeviriyordu bakışla...

Kavur ve o düşsel virüs

  Fırat Özeler’i ve  Kavur ’u (2023) bir Twitter ( X)  paylaşımıyla fark ettim, öğrendim.  “Biraz oyunbaz olsun istedik” diyerek paylaştığı film afişine uzun uzun baktım önce. Gözlerini huzurla yummuş bir Ömer Kavur fotoğrafı,  “annenannemin evi” ne doğru süzülen patika yola dönmüştü yüzünü. Fotoğrafın altında kırmızı kalemle,  “Keşke her şeyi unutabilsem”  yazılmış. Bir başka yerde,  “tefeciye borç”  ve bence en güzeli, zaten bir çocuğun gözüyle hazırlanmış afişteki en anlamlı not:  “Çocukken dua ederdim.”  Bulutlar, fincan lekeleri, posta pulu, tren biletleri... Tilbe Saran, Funda Eryiğit ve Cem Yılmaz isimleri de cabası. Ömer Kavur üzerine bir belgesele kayıtsız kalamamak şöyle dursun, bu kadar güzel bir afişe hayran olmamak, aralanmış kapıdan içeri girmemek elde miydi? Şöyle bir şey yazdım Özeler’e:  “Ne kadar güzel, içten, sıcak bir afiş... Çocuk yaşta TV’de bir Ömer Kavur filmi  (Gece Yolculuğu)  ile karşılaşmış...